Hypatia, bugüne yapıtı kalmış ilk kadın matematikçidir. MS 370 – 415 yılları arasında yaşamıştır; İskenderiye’de doğup, İskenderiye’de ölmüştür. Hypatia’nın başına gelenlerin nedenlerini anlayabilmek için ilk önce o yılların İskenderiye’sini bilmemizde yarar var;

İskenderiye, Makedonya kralı ve Aristo’nun öğrencisi Büyük İskender tarafından MÖ 332 yılında Mısır’da kurulmuş bir kenttir. İskender’in ölümünden sonra (MÖ 323), İskender’in en güvendiği general olan Ptolemaios ve ailesi tarafından yönetildi. Çok büyük bir üniversite ve kitaplık kuruldu. Çağın en önemli kültür merkezlerinden biri oldu. İskenderiyeliler bir süre için Roma İmparatorluğu’ndan bağımsızlıklarını korumayı zar zor başarabildilerse de, MÖ 80 yılında pes ettiler. MS 326 yılında, İmparator 1.Constantin, Roma’nın entrikalarından kurtulabilmek amacıyla Roma İmparatorluğu’nun merkezini doğuya kaydırmak istedi ve Konstantinopul’u yani İstanbul’u kurdu. Hemen sonra da hıristiyanlığı kabul etti. Paganlarla Hıristiyanların kavgası 5′inci yüzyıla taştı. Daha sonra da göreceğimiz gibi, Yahudilerin ve Yunan paganlarının etkin oldukları İskenderiye de bu kavgadan payını fazlasıyla aldı…

Hypatia’nın babası Theon, İskenderiye Üniversitesi’nde matematik hocasıydı. Daha sonra üniversitenin rektörü oldu. Hypatia, İskenderiye’deki zengin bilim ortamından yararlandı. Daha genç yaşlarında soru sormayı, araştırmayı ve kuşku duymayı öğrendi. Theon, kızını kusursuz bir insan olarak yetiştirmek istiyordu. Kızının eğitimini üstlendi, hem öğretmeni hem oyun arkadaşı oldu. El sanatları, şiir, felsefe, din, astronomi, astroloji, matematik konularında eksiksiz bilgilenmesi için elinden ne geliyorsa yaptı. Çok iyi bir öğretmendi. Öğrettiği konuları seviyor ve sevgisini karşısındakine aktarabiliyordu. O çağda ve dünyanın o yöresinde bilinen büyün dinleri kızına öğretti. Dogma düşüncelere ve dinlere saplanmasına izin vermedi. “Bütün dogmatik dinler yanlışlıklarla doludur ve kendine saygısı olan bir kimse tarafından son gerçek olarak kabul edilmemelidir.” ve “Düşünme hakkını hep kullanmalısın. Çünkü, yanlış düşünmek, hiç düşünmemekten yeğdir.” dedi kızına.

Kızının salt zihinsel değil, bedensel gelişmesine de gereken önemi verdi. Günün belli saatleri spora ayrılmıştı. Hypatia yüzmeyi, kürek çekmeyi, ata binmeyi, dağcılığı öğrendi… Yıllar sonra Hypatia babasından öğrendiklerine kendi kendine öğrendiklerini katıp şöyle yazdı; “Masallar masal diye, efsaneler efsane diye anlatılmalıdır. Boş inançları gerçek diye öğretmekten daha korkunç bir şey olamaz. Çocuk aklı bunları kabul eder ve çocuk yanlış şeylere inanır. Bu yanlış inançlardan arınmak çok zor olur, uzun yıllar alır. İnsanlar boş inançlara bir gerçekmiş gibi inanıp uğruna dövüşürler. Hatta boş inançlar uğruna daha fazla dövüşürler, çünkü boş inanç öylesine elle tutulmazdır ki çürütülmesi neredeyse olanaksızdır.”

Hypatia biraz büyüdüğünde dünyayı dolaşmaya çıktı. Roma’ya ve Atina’ya gitti. Atinalı filozof, yeni-eflatunca Plütark’tan dersler aldı. Bu yolculuğu sırasında matematikçi olarak ünlendi. İskenderiye’ye geri döndüğünde üniversitede matematik ve felsefe okutması istendi. Seve seve kabullendi. Bu günler için yetiştirilmemiş miydi? Hypatia çok sevilen, iyi bir öğretmendi. Tarihçi Sokrates (Atinalı ünlü filozof Sokrates değil.) Hypatia’nın hem sınıfının hem de evinin öğrencilerle, çağın bilgin ve düşünürleriyle dolup taştığını yazıyor. Avrupa’dan, Asya’dan ve Afrika’dan öğrenciler salt Hypatia’nın öğrencisi olmak için akın akın İskenderiye’ye geldiler. Diofantos’un ünlü Aritmetik adlı yapıtından ders verirdi genellikle.

Hypatia matematik üzerine birçok kitap yazmıştır. Ne yazık ki bu kitaplardan günümüze ancak parçaları kalabilmiştir. Çoğu İskenderiye yangınında ve Serapis tapınağının azgın halk tarafından yakılıp yıkılmasından zarar görmüştür. Babasıyla birlikte Öklid üzerine en az bir kitap yazdığı biliniyor. Diofantos’un astronomi üzerine çalışmalarına katkıda bulunan bir yapıtının parçaları 15′inci yüzyılda Vatikan kitaplığında bulunmuştur. Hypatia’nın bir de Apollonius’un Konikleri Üzerine adlı bir kitap yazdığı biliniyor. Hypatia’dan sonra 17′nci yüzyılın ikinci yarısına değin bu konuya dokunulmamıştır. Ta ki Descartes, Fermat, Newton, Leibniz gelene dek. Bunun dışında, Ptolematios’un astronomi ve Diofantos’un aritmetik kitaplarına düştüğü notları var elimizde. Hypatia, gökyüzü gözlemlerinde, su arıtmada, denizcilikte kullanılan çeşitli buluşlarıyla ünlüdür. Hypatia öylesine ünlüydü ki, “İskenderiyeli filozof” ya da “İskenderiyeli esin perisi” adresli mektuplar doğrudan kendisine verilirdi.

Hypatia, yeni-eflatuncular denilen bir düşünce okulundan sayardı kendini. Bu okulun bilimsel düşünce yöntemi Hıristiyanların dogmatik ve bağnaz düşünceleriyle çelişiyordu. MS 412 yılında, İskenderiye’nin patrikanesinin başına Kiril adında bir adam atandı. Kiril çöllerde oruç tutup dua eden sofu bir Hıristiyandı. Gene de dünya işlerinden elini ayağını çekmemişti. Parabolari denilen bir çapulcu ordusu emrindeydi. Parabolariler başlangıçta bugünün Kızılay’ı görevini görüyorlardı. Daha sonra amaçlarından çıkarak çalıp çırpmaya başladılar. Kiril paganlara saldırmaya en zayıflarından başladı. Çok yakıp yıktı, çok suçsuz insan öldürdü. Sonra İskenderiye’nin kuruluşundan bu yana özel yasalarla korunan ve barış içinde yaşayan Yahudilere yüklendi. Tapınaklarını, yani havralarını yerle bir edip onları kentten sürdü. Mısır müfettişi Orestes, Kiril’in yaptıklarını hükümetine şikayet ettiyse de bir sonuç elde edemedi.

Kiril yalnızca dinsel gücü değil, siyasi gücü de eline geçirmek istiyordu. Bu nedenle Orestes ve yandaşları yokedilmeliydi, en azından Orestes zayıflatılmalıydı. Hypatia, Orestes’in yakın arkadaşlarının en önemlisi ve en başta gelenlerindendi. Hem saygındı, hem bilgiliydi, hem iyi konuşurdu, hem de ünlüydü. Hypatia ortadan kaldırılmalıydı. Orestes’le Kiril’in dostluklarına tek engelin Hypatia olduğu söylentileri yayılır kentte. Matematik tarihinin en korkunç cinayeti için ortam hazırlanmıştır. Kışkırtmacıların da yardımıyla, çapulcular, işsizler, cahiller Hıristiyan olmayan Hypatia’ya karşı kızıştırılır. Hypatia, üniversitenin önünde aracındayken bu canavaların hücumuna uğrar. Önce soyarlar, sonra midye kabuklarıyla etlerini parçalayıp ateşe atarlar. 

Soruşturma açılır elbet. Açılmaz olur mu? Ama rüşvet ve güç gösterisi sayesinde sonuçlanmadan kapanır. Kiril, Hypatia’nın Roma’da olduğunu, linç edilmediğini bildirir halka .İskenderiyelileri kandırmış olabilir ama Tarih’i kandıramamıştır.

Kaynak: Ali Nesin, Matematik ve Oyun, Sayfa 17-24

About these ads