Category: Gökbilimi


Gök bilimciler, Mart 2012’de, son dokuz yılda yaşanan en sert Güneş fırtınalarını gözlemlediler. Dünya’ya yönelen şiddetli kozmik fırtınaların karşılığında, ABD’li bir grup genç de atmosferin dışına bir şey yolladı: Plastik bir tavuk.

Güneş’in yüzeyindeki şiddetli patlamalar, Dünya’nın yörüngesindeki uydular Güneş’ın saçtığı parçacıkların saldırısına uğradı, Kuzey Işıkları atmosferi renklendirdi.

ABD’nin Missori eyaletindeki Bishop Union Lisesi’nde okuyan 16-17 yaşlarındaki birkaç genç, Güneş’in saçtığı güçlü parçacıkların etkisi ölçmek için hazırladıkları “Camilla” adındaki plastik tavuğu yerden 40 bin 800 metre yükseğe gönderdi.

Okumaya devam et

Bilim insanları, evrenin temel yapı taşlarından biri olarak kabul edilen H3+ molekülün üzerinde yapılan yeni bir araştırmayla, ilk yıldızların nasıl oluştuğu hakkında yeni bilgiler elde etti.

Bilim tarihinde ilk kez, H3+ (üç atomlu hidrojen iyonu) molekülünün titreşim modeli çıkarıldı. Bilim insanları, üç hidrojen atomu ve iki elektrondan oluşan molekülün nasıl bir titreşim modeline sahip olduğunu anlayabilirse, molekülün yaydığı ışının dalga boyları ölçülebilecek. Bu sayede, molekülün her yeni astronomik keşifte ne derece yer edindiği anlaşılabilecek.

H3+, 13.7 milyar yıl önce yaşanan Büyük Patlama’nın ardından evrende en çok bulunduğuna inanılan moleküllerden biri. Arizona Üniversitesi’nden Ludwik Adamowicz, “Evrenin büyük kısmı hidrojenin değişik formlarını içeriyor… Ancak H3+, yıldızlararası uzayda en çok rastlanan iyon. Ayrıca, uzaydaki varlığı en önemli iyonlardan biri” ifadesini kullandı.

Okumaya devam et

Ölmekte olan bir yıldızın x şeklinde oluşturduğu nebula. Fotoğraf: National Geographic.

Bilim insanları, ölen yıldızların kütlelerini uzaya nasıl dağıttığının sırrını çözdüklerini söylüyor.

Güneşimize benzeyen yıldızlar, ömürlerinin son yıllarında dış katmanlarındaki malzemeleri uzaya dağıtarak kütlelerinin çoğunu kaybediyor.

Bu malzemeler daha sonra başka gezegenlere yapı taşı oluyor. Bu sürecin nasıl işlediği bugüne dek bilinmiyordu.

Bilgisayarla yapılan projeksiyonlar, yıldızlardan gelen parçacıkların çok küçük olacağını ve bu yüzden de etraflarındaki ışığı emip, aşırı ısınacağını öngörüyordu.

Okumaya devam et

ABD Uusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), bugün bir asteroitin Dünya’nın yakınından geçeceğini açıkladı. Bazılarının 1 Nisan şakası sandığı açıklamanın gerçek olduğu belirtilirken, gök bilimciler asteroitin Dünya’ya çarpma olasılığı bulunmadığını belirtti.

2012 EG5 adı verilen asteroit, TSİ 11.32’de Dünya’ya Ay’dan daha yakın bir mesafeden geçecek. Yaklaşık 46 metre genişliğindeki asteroit, Dünya için bir tehdit oluşturmuyor.

NASA’nın California’daki Jet İtiş Gücü Laboratuarı’nın (JPL) Twitter hesabından yapılan açıklamada, “2012 EG5, 1 Nisan günü tehdit oluşturmadan Dünya’nın yanından geçecek” denildi.

Okumaya devam et

GörselBilim insanları, Samanyou Galaksisi’ndeki kırmızı cüce yıldızlarının yüzde 40’ının, dünya benzeri gezegenler içeren sistemlere sahip olabileceğini belirtti. Yapılan hesaplamalar, galakside Dünya benzeri gezegen sayısının 10 milyar civarında olabileceğine işaret etti.

Kırmızı cüceler, Güneş’in yaklaşık yarı kütlesine sahip olan daha küçük yıldızlar anlamına geliyor. Bu yıldızlar, dört bir yanına yayılmış oldukları galaksideki yıldız çeşitlerinin yaklaşık yüzde 80’ini temsil ediyor. Kırmızı cücelerin bu kadar yaygın olmaları, Güneş Sistemi dışında yaşam izi arayabileceğimiz on milyarlarca yer olduğunu gösteriyor.

Okumaya devam et