Category: Gökbilimi


Mars’ın yüzeyinin çok uzun bir süredir kuru olduğu ve herhangi bir yaşam biçiminin gezegenin ancak derinliklerinde söz konusu olabileceği açıklandı.

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Kızıl Gezegen’de yaşamın izlerini araması için gönderdiği uzay aracı Phoenix’in (Zümrüdü Anka Kuşu) getirdiği toprak örneklerini inceleyen bilimadamları,yaklaşık 5 bin yıl önce gezegenin daha sıcak olduğunu ve yüzeyinde su bulunduğunu, ancak bu sürenin Mars’ta yaşamdan söz edebilmek için çok kısa olduğunu ileri sürdü.

Londra’daki Imperial College araştırmacılarının ”Geophysical Research Letters” dergisinde yayımlanan raporuna göre Mars’taki toprak, Ay’dakine benzer bir kuraklık sonucu oluşmuş.

MİLYONLARCA YIL DAHA SÜRECEK
Toprak örneklerinin gezegenin kuzey kutbundan alındığını ancak tüm gezegenin aynı tür toprakla kaplı olduğunu kaydeden bilim adamları, Mars’taki kuraklığın milyonlarca yıl devam etmesinin beklendiğini söyledi.

Bilimadamları, NASA ve Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) gelecekte Mars’a gönderecekleri uyduların yaşam kanıtı bulmak için gezegenin derinliklerini araştırmaları gerektiğini kaydetti.

Kaynak: Ntvmsnbc

NASA, bir gezegende görev alacak en ileri düzeyde robotu Mars’a gönderdi. NASA uzmanları proje değeri 2,5 milyar dolar olan Curiosity adlı robotun Mars’a sanal olarak 220’den fazla bilim insanı göndermek gibi olduğunu söylüyor.

ABD’nin Ulusal Havacılık-Uzay Dairesi (NASA), bir gezegende görev alacak en ileri düzeyde robotu Atlas V 541 roketi ile Florida eyaleti Cape Canaveral üssünden Mars’a gönderdi. Okumaya devam et

Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) mürettebat götüren Rus yapımı Soyuz TMA-22 uzay aracı, bugün sabah saatlerinde uzaya fırlatıldı.

UUİ’ye NASA’da görevli ABD’li uzayadamı Dan Burbank ile Rus uzayadamları Anton Şkaplerov ve Anatoly Ivanişin’i götüren Soyuz uzay aracı, bugün yerel saatle 08.14’te (TSİ 06.14) Kazakistan’daki Baykonur uzay üssünden uzaya fırlatıldı.

Soyuz aracının fırlatılışı, aynı fırlatıcı roketleri kullanan insansız Progress aracının Ağustos ayında yere çakılmasının mürettebatın güvenliği konusunda yarattığı kaygı nedeniyle iki ay ertelenmek zorunda kalmıştı.

UUİ’de bulunan 3 mürettebatın 21 Kasım’da Dünyaya dönmelerinin ardından görevi devralacak uzayadamlarından 39 yaşındaki Şkaplerov ile 42 yaşındaki İvanişin ilk kez uzay görevine çıkarlarken, Soyuz aracındaki mürettebata komuta edecek olan 50 yaşındaki Amerikalı uzayadamı Burbank 2000 ve 2006 yıllarında 12 günlük uzay mekiği programında görev almıştı.

Burbank, Şkaplerov ve İvanişin’in UUİ’de görevleri Mart ayına kadar sürecek.

Ntvmsnbc

Hubble Gözlem sonuçlarından ilki gökyüzünün güney kısmı olarak nitelendirilen bölüme ait. (NASA, ESA, A. van der Wel, H. Ferguson and A. Koekemoer ve CANDELS takımı)

Bu da CANDELS’in derin uzay gözlem çizelgesi. Toplamda 69 gökada mercek altına alınmış oldu.(NASA, ESA, A. van der Wel, H. Ferguson and A. Koekemoer ve CANDELS takımı)

NASA’nın Hubble Uzay Teleskopu yakın kızılötesi görüş yeteneğini kullanarak 9 milyar yıl önce yıldız oluşumu süren çok sayıda genç –o zamana göre- gökadaları ortaya çıkardı. Gökadalar Samanyolu büyüklüğünün yüz katından biraz daha fazla büyük olmasına karşılık yıldız oluşumları o denli hızlı gerçekleşiyor ki büyüklükleri 10 milyon yılda iki katına çıkabiliyor. Samanyolu’nun şimdiki büyüklüğünün iki katına ulaşması için bu sürenin bin katı gerekir.

Yeni keşfedilen cüce gökadaların yıldız oluşum hızı evrenin genç olduğu dönem için bile çok fazladır. Evren bugün 13.7 milyar yıl yaşındadır. Hubble bu gökadaları genç ve sıcak yıldızlarını saran oksijen gazının bir neon lamba gibi parlaması nedeniyle keşfetti. Hızlı yıldız doğumu muhtemelen kozmosun en çok görülen gökada tipi olan cüce gökadaların önemli bir evresinde gerçekleşiyor.

Almanya Max Planck Enstitüsü’nden gökbilimci Arjen van der Wel: “Yakın zamana kadar oradaki gökadalar gökyüzünü küçük parçalara ayırarak görebiliyorduk. Biz özellikle bu gökadaları aramıyorduk ancak onlar sıra dışı renklerde kendilerini bize gösterdi” diyor.

Yakın-kızılötesi Derin Gökadalararası Kozmik Gözlem Birliği (Cosmic Assembly Near-infrared Deep Extragalactic Legacy Survey-CANDELS) evrenin uzak köşesindeki gökadaları analiz etmek için üç yıl önce kurulmuştur.

NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden Amber Straughn: “Görüntülere ek olarak Hubble bize gökadaların içindeki bir avuç oksijeni ve onların yıldız oluşumunu gösteren tayflarını çekti. Tayflar parmak izine benzetilebilir. Bu çizgiler sayesinde gökadaların kimyasal bileşimlerini anlarız” diyor.

Cüce gökadalar (NASA, ESA, STScI ve CANDELS takımı)

Maryland’deki Baltimore Uzay Teleskopu Bilim Enstitüsü (STScI)’den Harry Ferguson: “Yıldız oluşumunu ele alan bu çalışmalar milyarlarca yıllık süreci kapsar. CANDELS, erken dönemlerde çok hızlı yıldız oluşturan hemen hemen günümüzdeki aynı boyutlara sahip cüce gökadalar üzerinde çalışma yapmamız gerektiğini söylüyor” diyor.

Hubble görüntülerini işleme çalışmalarına katılan STScI üyesi Anton Koekemoer: “Gözlemlerimiz sürdükçe daha fazla cüce gökada bulup, yıldız oluşumunun tarihi hakkında daha fazla bilgi sahibi olacağız” diyor.

CANDELS ekibi Hubble’ın Geniş Alan Kamerası 3 ve Gelişmiş Tarama Kamerası ile 69 genç cüce gökadanın yakın-kızılötesi görüntülerini elde etti. Gözlemler keşfedilen bu türden gökadaların 9 milyar yıl önce oldukça yaygın olduğunu gösteriyor. Bu cüce gökadaların neden bu kadar yüksek oranda yeni yıldız oluşturduğu artık bir sır değil. Bilgisayar benzetimleri küçük gökadalardaki yıldız oluşumlarının süreksiz olacağını gösteriyor. Gaz soğur ve yıldız oluşması için çöker. Yıldızlar, örneğin süpernova patlamaları sonucunda uzağa atılan gaz artık ısınmaz. Bir süre sonra gaz soğur ve tekrar çöker, yıldız oluşumu için gerekli yeni bir patlama ile bu döngü sürer.

“Bu kuramsal öngörü yeni keşfedilen gökadalardaki yıldız oluşumlarını açıklamak için ipuçları barındırabilir, gözlenen patlamalar, benzetimlerden çıkan sonuçlara göre çok daha fazla” diyor van der Wel.

Önümüzdeki on yılın sonunda James Webb Uzay Teleskopu’nun göreve başlaması hedefleniyor. Bu teleskop kızılötesi gözlemleri ile gökadaların kimyasal bileşimleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler verip ilk kuşak yıldızlardan gelen ışığı ve daha önceki dönemlere ait sönük gökadaların görünmesini sağlayacak.

Ferguson: “Webb ile muhtemelen yıldız oluşum sürecine ilişkin daha net sonuçlar elde edip daha önce fark edilmeyen gökadaları bile görebileceğiz. Böylece ilk yıldız ve gökadaların oluşumu ve erken evrendeki cüce gökadaların oluşum süreçlerini anlamamıza yardımcı olacak” diyor.

Astronomi Diyarı – Hubble

Rusya’nın Mars’a uzay aracı gönderme girişiminde ciddi bir sorun çıktı.

170 milyon dolarlık Phobos-Grunt aracı fırlatıldıktan sonra, aracı Mars istikametinde doğru güzergaha sokması gereken motorlar çalışmadı.

Muhabirler, bu başarısızlığın projenin terkedilmesine yol açabileceğini söylüoyr.

İnsansız Phobos-Grunt aracı, Mars’ın iki uydusundan birine iniş yapmak için tasarlanmıştı.

Bu uydulardan büyüğü olan Phobos’a inmesi planlanan araç, Mars gezegenini uydusundan görüntüleyecek ve bulunduğu yerden toprak numuneleri alacaktı.

Aracın ilk aşamada Zenit-2 roketleriyle fırlatılışında bir sorun çıkmadı, fakat bunun ardından kendi roketlerini çalıştırması gerektiğinde sorun çıktı.

Phobos-Grunt, şu an Mars istikametinde ilerleyeceğine, dünyanın yörüngesi etrafında dönüyor.

Rus uzay araştırmaları merkezi Roscosmos yetkilileri, aracın bilgisayarlarını yeniden programlayıp roketleri ateşlemek için önlerinde yaklaşık üç günleri olduğunu söylüyor.

Üç günden sonra pilleri öleceği için Phobos-Grunt’ın Mars’a gönderilme olasılığı tamamen ortadan kalkmış olacak.

BBC Türkçe