Category: Matematik ve Fizik


Bilim insanları, evrenin temel yapı taşlarından biri olarak kabul edilen H3+ molekülün üzerinde yapılan yeni bir araştırmayla, ilk yıldızların nasıl oluştuğu hakkında yeni bilgiler elde etti.

Bilim tarihinde ilk kez, H3+ (üç atomlu hidrojen iyonu) molekülünün titreşim modeli çıkarıldı. Bilim insanları, üç hidrojen atomu ve iki elektrondan oluşan molekülün nasıl bir titreşim modeline sahip olduğunu anlayabilirse, molekülün yaydığı ışının dalga boyları ölçülebilecek. Bu sayede, molekülün her yeni astronomik keşifte ne derece yer edindiği anlaşılabilecek.

H3+, 13.7 milyar yıl önce yaşanan Büyük Patlama’nın ardından evrende en çok bulunduğuna inanılan moleküllerden biri. Arizona Üniversitesi’nden Ludwik Adamowicz, “Evrenin büyük kısmı hidrojenin değişik formlarını içeriyor… Ancak H3+, yıldızlararası uzayda en çok rastlanan iyon. Ayrıca, uzaydaki varlığı en önemli iyonlardan biri” ifadesini kullandı.

Okumaya devam et

Reklamlar

Ölmekte olan bir yıldızın x şeklinde oluşturduğu nebula. Fotoğraf: National Geographic.

Bilim insanları, ölen yıldızların kütlelerini uzaya nasıl dağıttığının sırrını çözdüklerini söylüyor.

Güneşimize benzeyen yıldızlar, ömürlerinin son yıllarında dış katmanlarındaki malzemeleri uzaya dağıtarak kütlelerinin çoğunu kaybediyor.

Bu malzemeler daha sonra başka gezegenlere yapı taşı oluyor. Bu sürecin nasıl işlediği bugüne dek bilinmiyordu.

Bilgisayarla yapılan projeksiyonlar, yıldızlardan gelen parçacıkların çok küçük olacağını ve bu yüzden de etraflarındaki ışığı emip, aşırı ısınacağını öngörüyordu.

Okumaya devam et

Amerikan Kimya Derneği (American Chemical Society, ACS) tarafından düzenlenen Küresel Sorunlara Kimya Çözümleri podcast dizisinde canlı bir hamam böceği kullanılarak nasıl elektrik üretileceğini gösterildi.

Case Western Üniversitesi’nden deneyi gerçekleştiren bilimciler bir tür hamam böceğinin üstüne özel üretilmiş minyatür bir yakıt hücresi yerleştirdiler. Yakıt hücresi, böcekte doğal olarak bulunan bir şekeri havadaki oksijen ile birleştirerek elektriğe çevirdi.

Bilimciler, bu ilerlemenin temel olarak küçük sensörler, kameralar ve mikro cihazlar için bir elektrik üretim kaynağı olabileceğini, bunun depolanabileceğini ve ihtiyaç duyulduğunda kullanılabileceğini bildirdiler. Makalenin başyazarı Dr Daniel Sherzon, bilimcilerin canlı organizmaların içindeki kimyasallardan, veya onların hareketlerinden elektrik üretmek için çalıştıklarını açıkladı.

Okumaya devam et

Yüzyılın deneyi dile adlandırılan ve Büyük Patlama sonrası ortamın oluşturulmak istendiği deneyin yürütüldüğü Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN), sonbaharda yapılan deneyde ölçülen atomaltı parçacıklar, nötrinoların ışıktan hızlı hareket etmediklerini açıkladı.

CERN’den yayınlanan açıklamada, Einstein fizik kuramını tartışmaya açan bu sonucu aydınlatmayı amaçlayan bir başka ekip tarafından yapılan yeni ölçümlere göre, Opera adı verilen deneyde nötrinoların ışığın hızını geçmediği belirtildi.

Okumaya devam et

Yaklaşık 4,500 yıl önce inşa edildiği düşünülen Büyük Piramit’in ardındaki sır hala tam olarak çözülebilmiş değil. Bazıları, dünya dışı varlıklar tarafından yapıldığına inandığı Giza Platosu’ndaki dev piramidin, bugün bile inşa edilemeyeceğini savunuyor. Fransız bir mimar ise modern piramidi inşa edebilmek için doğru planı hazırladığını öne sürüyor. 

Uzmanlar, dev vinçler, helikopterler, traktörler, kamyonlar ve en gelişmiş inşaat makinelerini kullansak bile Büyük Piramit’in bir kopyasını inşa etmenin çok zor olacağını kabul ediyor. Piramitlerin en ekonomik şekilde inşa edilebilmesi adına en son ortaya atılan düşünce ise piramidin içinden dışına doğru yükselen sarmal şeklindeki bir rampanın kullanılması.

Okumaya devam et