Tag Archive: Arkeoloji


ABD’li arkeologlar, yüz milyonlarca yıl önce yaşamış olan esrarengiz bir canlının yeni fosillerine ulaştı. “Godzillus” adı verilen canlının neye benzediği, hala anlaşılabilmiş değil.

Kentucky eyaletinin kuzeyinde, geçtiğimiz yıl bulunan 68 kg ağırlığındaki fosil, yaklaşık iki metre uzunluğunda ve bir metre genişliğinde. Eğitimsiz gözlere sıradan kaya parçaları olarak görünen fosilleri inceleyen arkeologlar, fosilin bir canlının yanı sıra, mineral veya bir bitki türü de olabileceğini düşünüyor.

Amerika Jeoloji Derneği’nden bilim insanlarının bir araya gelerek incelediği fosil, 450 milyon öncesine, Cincinnati bölgesinin sular altında olduğu bir dönemden kalma. Indiana Üniversitesi’nde jeoloji profesörü olan Bern Dattilo, “Bu fosilin ne olduğunu bize söyleyebilecek birini arıyoruz” ifadesini kullandı.

Okumaya devam et

İngiltere’de amatör bir arkeolog, Roma dönemine ait 2 bin yıllık genelev jetonu buldu.

Daily Telegraph gazesindeki habere göre, başkent Londra’nın batısındaki Putney köprüsü yakınlarında dedektör ile arama yapan Regis Cursan, Roma dönemine ait olduğu belirlenen ve üzerinde sevişen erkek ve kadın resimlerinin bulunduğu bronz jeton buldu.

JETON MÜZEDE SERGİLENECEK
Uzmanlar, asıl mesleği pastacı olan Cursan’ın bulduğu jetonun İngiltere’deki ilk örnek olduğunu belirtti. Resimli yüzün arkasında yer alan Roma rakamlarıyla 14 sayısının, jetonun 14 madeni para karşılığında alındığını gösterdiğini belirten tarihçiler, bu bedelin o dönemde bir çiftçinin günlük gelirine eşdeğer olduğunu kaydetti.

Jetonun, o dönem ismi Londinium olarak bilinen Londra’daki çok sayıda genelevinde kullanılabildiği tahmin ediliyor. Jeton, üç ay boyunca Londra Müzesi’nde sergilenecek.

Ntvmsnbc

İzmir’de son yıllarda hızlanan kazılar ve yapılan kamulaştırmalarla genişleyen tarihi Agora, kentin ortasında arkeolojik bir vahayı andırıyor.

Her hafta yüzlerce turistin gezmeye geldiği Agora’da kazılar İkiçeşmelik Caddesi’ne kadar dayandı. Her gün binlerce aracın geçtiği bu caddeden, aracın camından bakarak bile bu tarihi görmek mümkün oluyor.

Yrd. Doç. Dr. Akın Ersoy’un başkanlığını yaptığı kazılarda son 5 yılda mozaik salon, kent meclisi, hamam kompleksinin ortaya çıkarılmasının yanında yeri eserleri gün ışığına kavuşturmak için çalışmalar devam ediyor.

Anafartalar Caddesi’nin Agora’ya bakan bölümünün ve ana giriş kapısının üst tarafındaki parkın bulunduğu kesiminde de kamulaştırılması halinde, kazıların buralara doğru genişleyebileceği belirtiliyor.

Agora’nın ana giriş kapısının üst tarafındaki parkın altında Güney Stoa’nın devamı olarak dev sütunların bulunduğu düşünülüyor.

Kaynak: CNN Türk / DHA

  • Bilgi Notu: Vaha Nedir? Vaha çöllerin içerisinde yer alan ve çöl koşullarından yalıtılmış, genellikle su ve bitki içeren bölgeleri tanımlamakta kullanılan coğrafya terimidir. Büyük Türkçe Sözlük’de; Çöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı tarım veya yerleşme bölgesi olarak tanımlanır.

Çorum’un Bayat ilçesi Derekutuğun köyünde yapılan kazılarda 6 bin 500 yıl öncesine ait bakır maden ocağı galerisi gün ışığına çıkarıldı.

Derekutuğun köyündeki kazı çalışmalarını 3 yıldır yürüten Almanya Bochum Ruhr Üniversitesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ünsal Yalçın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2007 yılı içinde Bayat’ta, Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü ile yüzey araştırması yaparken Derekutuğun köyü sınırları içerisinde bazı bulgulara rastladıklarını, yaptıkları detaylı incelemede bölgede bir yer altı madeni olduğunu fark ettiklerini söyledi.

Bölgede arkeolojik kazı yapmak amacıyla Çorum Müzesi aracılığıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin alarak, 3 yıl önce kazı çalışmalarına başladıklarını belirten Yalçın, bu yıl eylül ayında başladıkları kazı çalışmalarını tamamladıklarını bildirdi.

Türkiye’de çeşitli kentlerde eğitim gören yüksek lisans öğrencilerinin yanı sıra Almanya ve Avusturya’dan gelen öğrencilerin de kazı ekibinde yer aldığını belirten Yalçın, ilk kez 2009 yılında başlatılan kazılarda 6 bin yıl öncesine ait bakır madeni galerilerine ulaşıldığını kaydetti.

Yalçın, bu yıl 4 maden ocağı galerisinde yapılan kazılardan elde edilen sonuçlarda ise maden ocağının 500 yıl daha eski olduğunun belirlendiğini bildirdi.

Maden ocağında 20’ye yakın galeri bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Yalçın, şunları kaydetti:

“6 bin 500 yıl önce insanlar, Kalkolitik dönemde galeriler açmışlar. Yeraltı işletmeciliğiyle bakır madenini kazanmışlar. Yeraltı galerilerini aydınlatmak için de çam çıralarından yararlanmışlar. Uçları yanmış çam çıralarını çalışma taban seviyesinde bulduk. Çıraların karbon 14 tahlillerini yaptık.

Tarihleri günümüzden 5 bin yıl öncesine gidiyor. Karanlık, labirent tarzındaki galerileri aydınlatmak için bu çıraları yakmışlar ve çalıştıkları alanlara yerleştirmişler.”

Yörenin insanlarının önce yüzeydeki doğal bakırı bulduğunu daha sonra da bakırların damarlarını keşfederek yeraltı galerileri açtıklarını anlatan Yalçın, yapılan kazı çalışmalarıyla zamanla galerilerde oluşan dolguları temizlediklerini ve galerileri ilk açıldıkları hallerine dönüştürmeye çalıştıklarını ifade etti.

Derekutuğun köyündeki bakır maden ocağı galerisinin dünyanın en eski maden ocağı olabileceğine dikkat çeken Yalçın, “En eski bildiğimiz tarihi maden ocağı Tokat Erbaa’daki maden ocağı ile MÖ 4 binlere uzanan Bulgaristan’daki maden ocağıydı ama biz bu yıl açılan galerilerden M.Ö. 5 bin yıllarına kadar tarih aldık. MÖ 5 binli yıllarda insanların galeri açarak maden işlettiklerini bilmiyorduk” dedi.

Maden ocağında tıpkı maden işçileri gibi çalıştıklarını anlatan Yalçın, çalışmaları titizlikle yürüttüklerini, tulum giyip, kask takarak maden ocaklarına indiklerini anlattı.

Prof. Dr. Yalçın, çalışmalara 2012 yılında ara verileceğini ve 3 yıllık çalışmaları içeren bir yayın hazırlayacaklarını da sözlerine ekledi.

Kaynak: CNN Türk / AA

Prof. Dr. Cevat Başaran’ın kazı ekibi tarafından Parion’un yakın çevresinin araştırılması sırasında, Kocagür köyü meydanında kırık bir mermer blok bulundu, bloğun üzerinde 3 satır ”Frigce” yazıt olduğu tespit edildi.

Arkeolog Alper Yılmaz, köy halkının yazıtlı taşı havuz dibi mevkisinden yıllar önce getirerek köy meydanına yerleştirdiğini söyledi.

Köylülerin köy meydanındaki taşın üzerine oturarak dinlendiğini ifade eden Yılmaz, Parion kazısı çalışması sırasında köylülerin üzerine oturduğu taşın dikkatlerini çektiğini bildirdi.

Bunun üzerine yaptıkları incelemede, köylülerin üzerine oturduğu taşın ”Frigce” yazıt olduğunu tespit ettiklerini belirten Yılmaz, ”Bu yazıt Anadolu arkeolojisi için son derece önemlidir ve bilinen tarihi değiştirmektedir” dedi.

Okumaya devam et