Tag Archive: kuşlar


ODTÜ Kuş Gözlem Topluluğu “doğayı kuşlarla tanımaya” davet ediyorlar…

Topluluk üyeleri amaçlarını şöyle anlatıyorları: “Bizler, çoğu öğrenci, yaban hayat ve özellikle de yabani kuşlarla ilgilenen, kuş gözlemekten zevk alan ve kuşlar ve doğa alanları için kaygılanan bir topluluğuz…Misyonumuz,; İnsanları doğaya, özel olarak da kuşlara daha duyarlı hale getirmek, kuş gözlemcilerin sayısını arttırmak. Amaçlarımız; Kuşlar başta olmak üzere, ekolojik ve çevresel konulara karşı farkındalığı arttırmak ve doğal yaşam alanlarının korunmasını teşvik etmek amacıyla kuş gözlem etkinlikleri düzenlemek. ODTÜ başta olmak üzere, uygun eğitim ve öğretim kurumlarında kuş gözlem ve doğa eğitimleri vermek…”

ODTÜ Kuş Gözlem Topluluğu üyeleri “Kuş gözlemciliği” ile ilgili şu bilgileri veriyorlar:

Kuş Gözlemciliği Nedir?
Kuş gözlemciliği, yabani kuşları doğal habitatlarında gözlemlemeyi ve tanımlamayı temel alan, kimilerinin sadece hobi olarak ilgilendiği, kimilerinin ise (ornitologlar) bilimsel amaçlar için kullandığı bir uğraştır.

Dünyada milyonlarca kişinin ilgilendiği (ABD’de yaklaşık 70 milyon), ülkemizde ise son 15 yılda yaygınlaşan bu uğraşla ilgilenen yaklaşık 500 amatör veya profesyonel kuş gözlemcisi vardır.

Nasıl Yapılır? Neler Gerekir? 
Kuş Gözlemciliği için tüm sahip olmanız gereken şey: “sağlıklı bir çift göz ve sağlıklı bir çift kulak”
Daha sonra edineceğiniz iyi bir “dürbün” ve “teleskop” kuşları daha iyi görmenizi sağlayacaktır. Tüm yapmanız gereken, bir yandan gözleminizin keyfini çıkarırken bir yandan da “kuş rehber kitabınızın” da yardımıyla kuşları tanımlamak ve “not defteriniz”e yazmaktır.

Nerelerde yapılır? 
Her yerde. Evde, işte, okulda, bahçede, parkta, ormanda, gölde, dağda, ovada, denizde…
Yer kürede, 11 km kadar yüksekte! ve de 550 m. derinde!
Özel olarak: Önemli Kuş Alanlarında (ÖKA), Önemli Doğa Alanlarında (ÖDA), Milli Parklarda…

Peki, neden kuşlar? Amaç ne? 
– Kuşlar, varlıklarından bu yana, olağanüstü çeşitliği ve kolayca ulaşılabilmeleri nedeniyle insanoğlunu etkilemişler ve hala da etkilemektedirler.
-Kuş gözlemciliği, kimileri için doğaya açılan ilk kapı, kimileri için de doğayı anlatan anahtar durumundadır.
-Besin zincirinde oynadıkları rolle, kuşlar, doğada ters giden bir şeyi kolayca anlamamıza ve yerinde müdahale etmemize yardımcı olan en etkili ayraç canlılardır. Yine, kuşların bizlere, doğrudan veya dolaylı olarak sağladıkları, doğal servislerin değeri paha biçilmezdir…

Kuş Gözlemciliği bize ne kazandırır?
-Doğada daha fazla vakit geçirme olanağı
-Bir işe odaklanabilme yeteneğinizi, farkındalığınızı ve bir şeylere meydan okuma yetinizi geliştirir.
-Birçok doğal alanı gezip görme olanağı sağlar (Unutmayın ki Türkiye’de ayak basılmamış birçok yere ilk gidenler genellikle bir tek kuş türünün peşinden koşan kuş gözlemcileri olmuştur.)
-Sosyalleşme olanağı: Yeni dostluklar…
– İş olanakları: Birçok bilimsel araştırmada gönüllü veya profesyonel bir şekilde yer alabilir, yeni bir uzmanlık kazanabilir ve de doğaya katkıda bulunabilirsiniz…

ntvmsnbc.com

 

Biyolojik evrimin en basit tanımı, değişerek türemedir. Bu tanım hem küçük ölçekte evrimi (yani bir popülasyonun içinde gen sıklıklarının nesilden nesile değişmesini) hem de büyük ölçekte evrimi (yani aradan birçok nesilin geçmesiyle ortak bir atadan farklı türlerin türemesini) kapsar. Evrim yaşamın tarihini anlamamızı sağlar.

 

Evrim, bir canlı popülasyonunun genetik kompozisyonunun zamanla değişmesi anlamına gelir. Genlerdeki mutasyonlar, göçler veya çeşitli türler arasında yatay gen aktarımları sonucu türün bireylerinde yeni veya değişmiş özelliklerin ortaya çıkması, evrim sürecini yürüten temel etmendir. Evrim, bu yollarla oluşan değişimlerin popülasyon genelinde daha sık veya daha nadir hale gelmesiyle işler.

Dünya’daki canlı türlerinden henüz sadece 2 milyondan biraz fazlası tanımlanabilmiş ve sınıflanabilmiştir. Bazı tahminlere göre henüz tanımlanmamış 10 ila 30 milyon canlı türü vardır. Bir milimetrenin binde birinden kısa bakterilerden tutun, yerden yüksekliği 100 metreyi, ağırlığı binlerce tonu bulan sequoia servi ağaçlarına kadar dünyadaki canlı türleri, cüsse, biçim ve yaşayış biçimi açısından çok büyük farklılıklar gösterirler. Sıcak su kaynaklarında kaynama sıcaklığına yakın derecelerde yaşayan bakteriler olduğu gibi, Antarktika’daki buzullarda ya da tuz göllerinde -23 °C’ye varan sıcaklıklarda yaşayan algler vemantarlar vardır. Aynı şekilde karanlık okyanus tabanlarındaki hidrotermal çatlakların kenarlarında yaşayan devasa boru kurtçukları olduğu gibi, Everest Dağı’nın yamaçlarında, 6 bin metre yükseklikte yaşayan hezaren çiçekleri ve örümcekler vardır.

Dünyadaki bu neredeyse sınırsız sayıdaki yaşam biçimi, evrimsel sürecin bir sonucudur. Tüm canlılar, ortak atalardan geldikleri için akrabadırlar. İnsan ve diğer tüm memeliler, yaklaşık 150 milyon yıl önce yaşamış sivrifaremsi bir canlıdan evrimleşmişlerdir. Memeliler, kuşlar, sürüngenler, iki yaşamlılar ve balıkların ortak atası 600 milyon yıl önce yaşamış su solucanlarıdır. Tüm hayvanlar ve bitkiler, yaklaşık 3 milyar yıl önce yaşamış bakterimsi mikroorganizmalardan türemişlerdir. Biyolojik evrim, canlı nesillerinin ortak atadan değişerek türeme (İng: descent with modification) sürecidir. Yeni nesiller, eski nesillere göre farklılıklar taşırlar ve ortak atadan uzaklaştıkça çeşitlilik artar.

Kaynaklar